- Lewis formülleri yazılırken atomun sembolünün çevresine değerlik elektron sayısı kadar nokta koyulur.
18 Kasım 2013 Pazartesi
Bazı Organik Bileşiklerin Lewis Formülleri
Karbon Elementi ve Özellikleri
- Karbon atomunun 4 değerlik elektronu ortak kullanılarak aynı veya farklı atom ya da atom gruplarıyla 4 tane kovalent bağ yapar.
- Karbon atomunu başka karbon atomları ile tekli, ikili ve üçlü bağ yapabildiği gibi başka atomlarla da bağlar yapabilir.
- Karbon atomları sonsuz sayıda birbirine bağlanarak düz zincir, dallanmış zincir ve halka yapılarına sahip çok sayıda bileşik oluşturabilir.
- Karbon atomuna en yakın bor, azot, oksijen, silisyum, fosfor ve kükürt atomlarının kendi aralarında bağlanıp zincir oluşturma özelliği daha azdır.
- Bunun nedenleri;
- Bu atomların bağ enerjilerinin karbon atomlarından düşük olması
- Elektronegatiflik değerleri arasındaki fark ile değerlik elektron sayılarının sayılarının azlığıdır.
13 Kasım 2013 Çarşamba
Bor elementinin doğal mineralleri
- Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç sertliktir. Mohs sertlik dizisi adı verilen bir ölçekle ölçülür.
BOR VE BOR ALAŞIMLARININ ELDESİ, ÖZELLİKLERİ, KULLANIM ALANLARI
Bor elde edebilmek için kolemanit mineralinden borik asit elde edilmesi gerekir.
Borik asitten bor elde edebilmek için borik asit, bor trioksite dönüştürülür.
Bor trioksit magnezyum ile indirgenerek amorf bor elde edilir.
Kristal bor, bo triklorürün hidrojen ile indirgenmesi ile elde edilir.
Yüksek saflıkta bor potasyum floroborat (KBF4)’ın elektrolizi ile elde edilir.
Bor donuk metalik parlaklığı nedeniyle metallere benzetilebilir. Fakat elektriği iletmez. Katı halde çok sert olduğundan kırılgandır. Yarı iletkendir ve sıcaklık arttıkça iletkenliği artar. Kimyasal özellikleri daha çok Si ve C’a benzer
Kimyasal aktifliği saflığına, kristal yapısına ve sıcaklığına bağlıdır. Oda sıcaklığında flor gazıyla tepkime verir ve yüzeyi oksijen tarafından etkilenir. Alt gruptaki metaller hariç yüksek sıcaklıkta hemen hemen bütün metallerle reaksiyon verir.
Bor kovalent bileşiklere 3 elektron ile katılarak elektron çifti alıcısıdır (Lewis asidi) ve çok merkezli bağlanır.
Amorf bor, bakırın oksitlerinin giderilmesinde, alüminyumun iletkenliğinin arttırılmasında ve çeliğin sertleştirilmesinde kullanılır. Kristal bor elmastan sonra elementlerin en sertidir.
Borun kararlı iki izotopu yüksek derecede nötron soğurma kapasitesi nedeniyle nükleer reaktörlerde nötron soğurucu olarak kullanılır.
Radyoaktif bor α ışıması yapar ve kanser tedavisinde kullanılır.
Bor yüksek sıcaklıkta serbest hale geçerek elektron sayısı artar ve elektrik akımını daha fazla iletir. Bu özelliği
ile magnezyumla alaşımı bilgisayarların 4 kat hızlı çalışmasını sağlar.
Demir bor (ferrobor) alaşımları oksidasyona dayanıklıdır. Yüksek sıcaklıkta korozyona uğrayabilecek
alanlarda kullanılır. Ferroborun kullanıldığı en önemli alanlardan biride Nd-Fe-B (Neodyum Ferrobor)
mıknatıslarıdır.
Ferrobor, paslanmaz çeliklerde, nükleer reaktörlerde regülatör çubuğu yapımında, nötron absorbsiyonunu
arttırmada, manyetik ayırımda, cep telefonlarında, sensörlerde, metalik cam üretiminde yüksek frekanslı trafo
çekirdeklerinde EKG vb cihazların sensörlerinde kullanılmaktadır.
BOR BİLEŞİKLERİNİN ÖZELLİKLERİ VE KULLANIM ALANLARI
•Borik asit (H3BO3) doğada ılıcalarda bulunan ve beyaz yapraklar şeklinde kristallenen bir maddedir. Tıpta antiseptik olarak göz damlalarında ve talk pudralarında kullanılır. Kağıt gibi selülozik maddelerin alev almasını önlediği için evlerde duvar kağıtlarında yangın riskini azaltmak için kullanılır.
•Boraks(Na2B4O7.10H2O) tetraborik asitin Na tuzudur ve sulu çözeltisi bazik özellik gösterir. Porselen eşya, glazür ve ısıya dayanıklı cam(pyrex) yapımında kullanılır. Toz boraks renkli cam imalatında katkı maddesidir. Bakterileri öldürücü niteliği, suda çözünürlüğü ve su yumuşatma özelliğinden temizleyici, sabun ve deterjanlarda, çeşitli ilaçlarda, tekstil boyamalarında ve tarım sanayinde kullanılır.
•Sodyum perborat(NaBO3.4H2O) boraks ve hidrojen peroksidin çözeltisinden kristallendirilerekelde edilir. Renkleri soldurmayan ağartıcıların yapılmasında kullanılır.
•Boranlar, hidrojence zengin olduklarından enerji ham maddesi olarak kullanılırlar. Metalik Mg bor trioksit ile ısıtıldığında oluşan ürünün asitle etkileşmesiyle oluşan gaz bor hidrürler içerir. Boranlardan tetraboran (B4H10) katı yakıt füzelerinde kullanılır. Uzay araştırmalarında önemli yere sahiptir.
•Sodyum borohidrür(NaBH4) oto endüstrisinde önemlidir. İyi bir hidrojen kaynağı olması nedeniyle füze katı yakıtlarında, jet motorları ve roketlerde saf hidrojen kaynağı olarak kullanımı için çalışılmaktadır. Organik kimyada çok iyi bir indirgendir.
Dünyadaki 1,2 milyar toplam bor rezervinin %67’si Türkiye’dedir.
7 Kasım 2013 Perşembe
Rutherford Atom Modeli
- 1911 yılında Rutherford atomun yapısını belirlemek için alfa ışınları ( pozitif yüklü tanecikler ) ile bir çalışmalar yaptı. Rutherford, çok ince altın levha üzerine alfa ışınları gönderip bunların saçılmasını inceledi.
- Rutherford'a göre, yüksek enerjili alfa ışınları ince altın levhadan yönünü değiştirmeden geçebilmesi gerekirdi.
- Alfa ışınları, ancak kendisinden daha büyük kütle ve elektrik yüklerine çarpınca yolundan sapar veya geri dönerler.
Bu ışınların;
- çok büyük bir kısmının sapmadığını
- az bir kısmının saparak altın levhadan geçtiğini
- çok az bir kısmının geriye yansıdığını saptamıştır.
Rutherford atom modeline göre;
- Bir atomda pozitif yükün tümü, çekirdek denen küçük bölmede toplanmıştır.
- Pozitif yüklerin toplam kütlesi atomun kütlesinin yaklaşık yarısı kadardır.
- Alfa parçacıklarının çoğu sapmaya uğramadığına göre atom çoğunlukla boşluktan ibarettir.
- Elektronlar çekirdek etrafında bulunurlar ve pozitif yüklere eşit sayıdadır.
- Çekirdekte pozitif taneciklere eş kütlede yüksüz taneciklerden söz etmiştir.
- James Chadwick atom çekirdeğinde nötron denilen yüksüz taneciğin varlığını saptamıştır.
6 Kasım 2013 Çarşamba
Thomson Atom Modeli
Atomların yük/kütle oranı üzerine yaptığı deneyler sonucu Thomson atomların negatif elektronların içinde yüzdüğünü, pozitif yüklü elektrikten meydana gelmiş küreye benzediğini ve atomun kütlesinin büyük bir kısmının bu pozitif yüklü elektrikten meydana geldiğini ileri sürdü.
Thomson Atom Modeline Göre;
- Atom, yarıçapı 10-8 cm olan içi dolu, nötr küreciklerdir.
- Elektronların kütlesi protonların kütlesinden çok küçük olduğundan, atomların kütlesini protonlar oluşturur.
- Pozitif yükler atomun içerisine homojen olarak dağılmıştır.
- Elektronlar, pozitif yükü nötrleştirecek sayıda, küre içine dağılmıştır.
- Pozitif yükler bu küreciğin gövdesini oluşturmaktadır.
- Elektronlar düzenli bir elektrostatik düzen içinde dağılmışlardır.
5 Kasım 2013 Salı
3 Kasım 2013 Pazar
Termodinamiğin 2. ve 3. Kanunu
- Sistemle ortam arasında oluşan ısı ( enerji ) enerji alışverişi sonucunda hem sistemin hem ortamın hem de bunlara paralel olarak evrenin enropisinde bir değişim meydana gelir.
- Evrendeki entropi değişimi;
DSTOP= DSEVREN= DSSİS+ DSORT
Ortamın entropisi ile sistemin entalpisi ve sıcaklık arasındaki ilişki
DS(ORTAM )= -DHSİS/T
- Termodinamiğin 2. kanunu; Her istemli olayda evrenin entropisi artar.
- Evren zamanla bir denge haline doğru yaklaşır.
DSTOP > 0 : Olay kendiliğinden gerçekleşir. İstemlidir.
DSTOP = 0 : Sistem dengededir.
DSTOP < 0 : Olay istemsizdir. Kendiliğinden gerçekleşmez.
- Katı halde bulunan maddeler, sıvı ve gazlara göre daha düzenli bir kristal yapıya sahip olduklarından entropileri de sıvı ve gazlara göre daha düşüktür.
- Bir katının sıcaklığı düşürüldüğünde taneciklerinin titreşim hareketi azalacağından dolayı kristal yapıları bozulamayacak ve ve enerjileri minimuma doğru yaklaşacaktır.
- Termodinamiğin 3. kanunu; Sıcaklık mutlak sıfıra yaklaştıkça bütün hareketler durma noktasına yaklaşır ve sistemin entropisi bir sabite yaklaşır.
aA + bB ® cC + dD
DStepkime= åS(ÜRÜNLER) - åS(GİRENLER)
DS°tep= [c.S°(C) + d.S°(D)] - [ a.S°(A) + b.S°(B)]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










